04 Aralık 2023, Pazartesi
Fatih AKDENİZ
Fatih AKDENİZ [email protected]

4 yıl önceki Pegasus kazası üzerine...

Sabiha Gökçen Havalimanı'nda Pegasus uçağının pistten çıkarak kırıma uğradığı kazanın üzerinden 4 yıla yakın bir zaman geçti. Bu süreç sonunda bir kaç kez bilirkişi raporu da yayınlanmıştı. En yeni rapor dava dosyasına geçtiğimiz günlerde sunuldu.

Kaza anındaki süreci hatırlıyorum. 'Vur abalıya' misali herkes pilota yüklenmiş ve sorumlunun kaptan pilot olduğu çokça söylenmişti. İlk duruşmada pilot tutuklanmıştı.

Tabi sonradan tahliye de oldu ama bunun bize bir ders olması gerektiğini düşünmeden edemiyorum.

Yıllardır eleştirdiğim bir husus var; Dünyanın neresinde olursa olsun, ne zaman ölümlü bir uçak kazası olsa kamuoyuna ilk önce pilot kurban olarak verilir. Bunun çokça örneği var. Yolcu uçağı düşer ve eğer herkes öldüyse suçlusu pilot olur. Çünkü pilot kendisini savunacak durumda değildir. Bu durum kısmen hem havayolu şirketlerinin, tamamen ise uçak üreticilerinin işine yarar.

O süreçte eleştirdiğim husus yeniden gündeme gelince biraz o tarihe gitmek istedim açıkçası.

Buradan kazalarda tüm pilotlar kusursuz gibi bir sonuç çıkarmayın. Çıkaranlar olacak çünkü. 

Uçak kazasının oluşmasında birçok unsur bir araya gelir. Bu unsurlardan biri de pilotun hatası olabilir elbette. Ama bu bir araç kazasıyla kıyaslanamaz değil mi? Yani kaza oldu, şoför hatalı! Uçak düştü pilot mu hatalı? Bilemeyiz.

İşte demek istediğim bu; hemen pilotların hedef tahtasına konması...

Oysa ki o süreçte havada kalan bazı sorular vardı. Daha doğrusu üzerine düşünülmesi gereken sorular...

- Hava kötüydü, meydan bununla ilgili tedbirleri almış mıydı?

- Pist zaten yorgun, Peki önceki uçakların oluşturduğu lastik izleri temizlenmiş miydi? (Bu izler kayganlaşmaya neden olur, hele ki yağmurlu bir havada!

- Pist sonu emniyet alanı neden yok? (Bu husus yeni bilirkişi raporunda yer almış)

- Hava trafik kontrolörü pilotu yeterince uyarmış mı? Pilot herşeye rağmen inişte ısrar mı etmiş? (Kontrolör pilota 'inmeyin' demez, Ama uyarır)

Daha pek çok soru gündeme gelebilir. Buradaki mesele hiçbirini değerlendirmeden pilotun kamuoyuna 'suçlu' kişi olarak gösterilmesiydi. Bu hatada hepimizin payı var. Hemen suçlu aramak önyargısından vazgeçmediğimiz sürece çok daha fazla olay yaşanabilir.

Emniyetli uçuşlar...

4 yıl önceki Pegasus kazası üzerine...

Yorumlar

Giden canlar kimin umurunda? ~ 8 ay önce
Ateş düştüğü yeri yakmış, hatta kavurmuş. Tüm taraflar kendisini ve kurumunu kurtarma derdine girmiş. İşte o yüzden uluslarası kriterler baz alınmadıkça ve yapanın yanına kar kalmayacağı bir düzen kurulmadıkça hiç arzulanmasa da daha çok ah vah diyeceğimiz olaylar yaşanacaktır.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
dogrucu ~ 8 ay önce
''sektörün duayeni Altan Yaşar '' derken bu duayenliği nerden geliyor ?

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Havacı ~ 8 ay önce
Motorsuz hava araçları dahi insan faktörünün belirgin konusu iken ki, sektörün duayeni Altan Yaşar böyle takdir eder; motorlu hava araçlarında ilk sırada olması yadsınamaz. Şu var ki, pilota yeterli dinlenme süresi tanınmış ve pas geçme rahatlığı temin edilmiş miydi? Ticari baskılar bertaraf olmalı muhakkak.

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000